Düğün fotoğrafları çekmek üzere gittiğim Karachi’de 4 gün kalmıştık. Son yazımda Küba’nın benim için bir hayalkırıklığı olduğunu yazmıştım. Pakistan için hayalkırıklığı kelimesi bile yetersiz kalır. Genelde gezi yazılarımı bir yere gittikten en az altı ay sonra yazıyorum. Böylece altı ay veya 1 sene sonradan aklımda kalanlar en önemli şeyler oluyor. Pakistan dan aklımda kalanlar renkli otobüsleri, soğan ve sarımsak kokan havası, en az üç kişi bindikleri mobilet tarzı motosikletleriydi.
Otobüsler
Bollywood filmlerinden de aşina olduğumuz bu otobüslerde alt katta giderseniz 2 rupi, üst katta giderseniz 1 rupi ödüyorsunuz. Trafikte sürekli çok yoğun, garip bir uğultu var. Bunun nedeni şeritlere riayet etmeyip, sinyal kullanmayıp, sürekli kornaya basmaları.Puerto Rico da da araba kiralamış ve kiraladıktan 3 saat sonra arabayı bir daha kullanmamak üzere bir okulun önüne park etmiş, daha doğrusu terketmiştim.Pakistan’da asla araba kullanmayacağım bir yer. Bir gün trafikte motosiklete binmiş 6 kişi gördüm. Motosikletin üzerinde 3 veya 4 kişi görmek çok doğal ama arabaya bile 6 kişi sığamazken, bir mobiletin üstünde 6 kişi görmek gerçekten çok ilginçti. Kask takıyorlar mıydı? Ne kaskı? Dikiz aynaları bile yok! İçgüdüleriyle araba kullanıp, diğer sürücülerle telepatik yollarla anlaşıyorlardı.
Hava
Yeryüzünde 5 element varsa, Pakistan da 4 element var çünkü hava diye bir şey yok, onun yerine görünmez, şeffaf soğan ve sarımsak kokulu bir tabaka var. Otelin odaları ve misafir olduğumuz saray yavrusu ev haricindeki her yerde o ağır koku vardı.
Hani bazı arkadaşlarımız vardır ya hakkında saatlerce konuşur ve onlarca hikaye anlatırız, bir de bazı arkadaşlarımız vardır, laf onlardan açılınca da, susarız, iyi çocuk işte deriz, aklımıza da başka bir şey gelmez. İşte Pakistan da öyleydi benim için.
FotoÄŸraflar: Efe Babacan
Efes Photography
Tel     : 0.536.519 78 78
E-mail : efebabacan@yahoo.com
Web   : www.efesphotography.com
              www.efebabacan.com
Â














