Orta Avrupa turuna devam.. Prag ‘dan baÅŸlayan yolculuÄŸumuzun ikinci rotası Avusturya’nın baÅŸkenti Viyana oluyor…PRAG notlarım için tıklayın..
Viyana – Avusturya 01-03 Haziran 2010
01 Haziran sabahı kahvaltı sonrası Viyana ‘ ya hareket için yolculuÄŸa çıktık.Viyana’daki ilk durağımız Hundertwasser Evi oldu. Tasarımı Avusturyalı sanatçı Friedensreich Hundertwasser tarafından yapılmış olan bu apartmanın iç ve dış yapısı çok eÄŸlenceli gözüküyordu rengârenk.
Mimar Joseph Krawina tarafından planlanmış ve asıl işin sanat yönünü yapan Friedensreich Hundertwasser tarafından hayata geçirilmiş,250 adet ağaç ile terasları yeşillendirilmiş bina, her yönü ile ilginç bir yapıydı.
Daha sıcak beklediÄŸim viyana’ da 12 derecelik yağışlı bir hava vardı.. 2 gün boyunca hırka ve ceketler dolaÅŸtık. Viyana’dan ayrılırken de güneÅŸ açıyordu kesinlikle kısmetsizlik bizde:-) İstanbul’ a döndüğümüz günde sel bastı zaten , yaÄŸmur bizim yanımızdaydı saÄŸolsun:-)
Hundertwasser  evinden sonraki ikinci durağımız, barok mimarisi, yekpare süslemeler ve klasik simetri anlayışı ile inşa edilmiş Aşağı Belvedere Sarayı ydı. Yukarı ve Aşağı Belvedere Sarayı olarak iki parçadan oluşan barok yapılar birbirine çok geniş ve gözalıcı bir bahçe ile bağlı, insanın gözünü kamaşıyor.
Daha sonra otele transfer edilip yerleştik. Otelimiz Prag ‘daki otelden çok daha geniş ve güzeldi. AUSTRIA TREND APPARTEMENTHOTEL VIENNA   www.austria-trend.at/appartementhotel-vienna
Hemen hazırlanıp tekrar merkeze inmek için yola çıktık .24 saatlik günlük biletlerimizi edindikten sonra otele 15 dk uzaklıktaki Opera binasının önünde indik.Bilet fiyatı 5,70 €… görebileceÄŸimiz çoÄŸu ÅŸeyin merkezde olması muhteÅŸemdi. Her adımımızda devasal yapılarla karşılaÅŸtık.
Viyana’nın merkezinde bulunan Aziz Stephan Katedrali 1365 yılında inÅŸa edilmiÅŸ ,Viyana’nın en önemli simgesi durumunda bulunan Katedrali. Stephansplatz’ ta yer alıyor. Roma mimarisi ve gotik tarzıyla biraz ürkütücü yapısı vardı:-)
Daha sonra karnımızı doyurmak için bize uygun mekan arayışına girdik.150.000 ‘ e yakın türk yaşadığı söylentisi öyle doğruydu ki 10 kişiden biri nerdeyse Türk’tü. Lokantaların çoğu türk olduğu gibi lokanta isimlerinin de türk olduğu bir çok yerle karşı karşıya kaldık. Tam nerde yesek acaba diye düşünürken büyük bir pizza evi ile karşılaştık. İçeri girdiğimizde yine ustaların türk olması çok ilginçti:-) Öyle acıkmışım ki koskocaman pizzayı silip süpürdüm . Pizza fiyatı 7 €.
Viyana sokaklarında ki yolculuÄŸumuzun bir diÄŸeri ise Hofburg İmparatorluk Sarayı ydı. BaÅŸta Habsburg hanedanlığı olmak üzere Avusturya-Macaristan İmparatorluÄŸu’ nun bir çok önemli kiÅŸisine ve hanedanına ev sahipliÄŸi yapmış. Hofburg Sarayı daha çok kışlık malikane olarak kullanılıyormuÅŸ. Schönbrunn Sarayı yazlık olarak tercih edilmiÅŸ, yarın ki turumuzdaki yerlerden biride Schönbrunn Sarayı.
Â
Daha sonra Sarayın karşısındaki Burgring caddesinin önündeki Maria Teresa Meydanı nına geldik. Tepede Maria Teresa, hemen alt tarafında  atlı derebeyleri olan oğulları vardı.
Heykelin yanında  Güzel Sanatlar Müzesi ve Doğa Tarihi Müzesi vardı. 740 ‘larda , İmparatoriçe Maria Teresa tüm kapris ve hırslarını, bu sarayın ihyası için kullanmış. 17 çocuk sahibi olan Maria Teresa, oğullarına dağıttığı derebeylikler ile İmparatorluk sınırları içinde, tüm topraklarda çözülmez bir sömürü ağı kurmuş. Hırs ve arzuları bitmeyen İmparatoriçe, sabahları saray bahçesinde denetlediği askerlerden,  beğendiğini seçer ve o gün onunla yatar, sevişirmiş. Öyle de çirkin bir kadın ki vay askerlerin haline:-)
 Sonrasında Havanın soğuk ve yağışlı olmasından dolayı içimizi ısıtacak güzel bir cafe arayışına girdik. Opera binasının hemen karşısındaki şık bir cafe’ de Aslı’nın seçimi olan Marocchino kahvesini yudumladım. Viyana’ da kahve içmenin keyfi çok farklı kesinlikle…
Her yerde Mozart çikolataları ve Mozart Hediyelik Eşya Dükkanları da bulunuyordu. Viyana ‘ ya gidip te bu muhteşem Mozart  çikolatalarından almadan dönmek olmazdı, hemen birkaç tane aldık. Yaklaşık 6-7 € …
Daha sonra birkaç mağazayı dolaşıp alışveriş yaptıktan sonra otele dönüş.
2. Gün: Bir sonraki gün viyana da ki muhteşem kahvaltı sonrası, Schönbrunn Sarayı’na gitmek için yola çıktık.
Schönbrunn Sarayı , Viyana’daki Kraliyet sarayı. Ülkede en önemli kültürel anıtları bu sarayda bulunuyor. bahçesinin yapımı ancak 1744-1749 yılları arasında imparatoriçe Maria Theresia tarafından tamamlatılmış. 1683′deki II. Viyana KuÅŸatması’nda, çevredeki binalar, yok edilmiÅŸ.
Saraydaki bahçeler öyle muhteşem ki bu sarayı gezmek için sanırım  1 gün ayırmakta fayda var ama bizim o kadar vaktimiz olmadığı için genel gezimizi yaptıktan sonra Grinzing Meyhanelerine gitmek için yola çıktık.
 U4 metrosuna bindikten sonra  Heiligenstadt ‘ da indik. 38 A otobüs durağından otobüse binip yaklaşık 20 dk sonra tepeye ulaştık. Hava öyle soğuktu ki bir ara kar yağacak herhalde dedim.
Hava biraz daha güzel olsaydı daha güzel bir görüntü ile karışılacaktık sanırım ama sis ve yağışlı hava sonrasında hemen geri dönmek zorunda kaldık. Akşam üstü gidilmediği sürece yemek de yiyemediğimiz için tekrar merkeze indik.
 Merkezde yemek yedikten sonra yine bir kahve molası verdik.
Son viyana akşamınıda böyle tamamladıktan sonra Opera binasının önünden otele dönüş.
FotoÄŸraflar: Kadinplus



































