Â
Sıkıcı bir sorudur fotoğrafçılığa nasıl başladınız sorusu?
Fotoğrafçılara sorulan çok klasik bir soru vardır.Fotoğrafa nasıl başladınız? Genelde hep aynı cevap verilir.9 yaşımdayken amcamın bana hediye ettiği fotoğraf makinesiyle ilk fotoğraflarımı çekmeye başladım gibi cevaplar.Genelde sıkıcı hikayelerdir.Benim hikayem de belki çok ilginç değil ama bende zaten işin ilginç taraflarını anlatacağım.2001 senesinde Ankara da arkadaşlarımla Tunalı Hilmi de bir kafede otururken, sohbetten canım sıkıldı ve gazetede iş ilanlarını okumaya başladım.
                                    Â
20 li yaşlarda fotoğraf yoktu sadece macera vardı
Üç sene Paris te yaşadıktan sonra Türkiye ye dönmüştüm ve birkaç aydır işsizdim.İşsizliğin üzerinde çok durmadım, beni asıl endişelendiren, bir an önce yeni ülkelere ve yeni maceralara yelken açmam gerektiğiydi.Ankara da, Tunalı hilmi de kafelerde oturarak, yeni maceralara yelken açamayacağım aşikardı.20 li yaşlarda hayat benim için sadece maceraydı.30 larda maceranın yerini aile birliği, düzen, kariyer gibi kavramlar almıştı.Neyse gazete ilanına geri dönmek istiyorum.Yolcu gemilerinde çalışmak için personel aranıyordu.Kafamda bir şimşek çaktı ve bu gazete ilanını veren acentaya koştum.Oraya vardığımda, acenta ana baba günüydü.İnsanlar elinde başvuru formları ordan, oraya koşturuyorlardı.
Macera tutkusu fotoğrafı getirdi
Orada onlarca insanla tanıştım, 3 veya 4 sınavdan geçtim, hatta bir tanesinde kopya çektim.En sonunda acentanın sahibi cv mi, sınav sonuçlarımı ve başvurumu dosyamı inceledikten sonra, ‘’Sana önerebileceğim 2 pozisyon var dedi.Birincisi garsonluk, çok para kazanacaksın ama günde 14 hatta bazen 16 saat çalışacaksın.Önerebileceğim ikinci pozisyon ise fotoğrafçılık yapacaksın, pek para kazanmayacaksın ama gemide rahat edeceksin, garsonlara göre o kadar ağır çalışmayacaksın’’ diye anlatmaya başladı.Hiç düşünmeden ‘’Fotoğrafçı olmak istiyorum’’ dedim ve aynı gün 3 arkadaş Ankara da fotoğraf eğitimi veren Afsad a yazıldık.3 aylık bir fotoğraf eğitiminin ardından Miami den insan kaynakları müdürleri yolcu gemilerine fotoğrafçı seçmek için Ankara ya geldi.Sabah 9 dan akşam 6 ya kadar süren 2 günlük mülakatlardan sonra 10 kişi gemilere gitmeye hak kazandık.Oysa 58 kişi başvurmuştu.Böylelikle fotoğrafçılık kariyerime adım atmakla kalmamış, benim için tekrar macera dolu günler başlamıştı.
Hayatım boyunca değişik ülkelerde değişik objelerin, mekanların, insanların fotoğrafını çekmiştim.Erkek olmanın avantajını her zaman kullanarak, tehlikeli arka sokaklara girmiş ve gözükara bir şekilde bana ilginç gelen herşeyin fotoğrafını çekmişimdir.Jamaika ve Barbados ta az kalsın postu deldiriyordum, uyuşturucu satıcılarının fotoğraflarını çekerken, tehlikeli kovalamacalar içine girmiştim.Şansım da yaver gitmiş ve yakalanmamıştım, asıl işin en güzel tarafı en sevdiğim fotoğraflardan birini yakalamıştım.Barbados ta bana taş fırlatan bir yerlinin, tam taşı fırlatırkenki halini çekmiştim.Seneler ilerledikçe macera tutkusu azaldı ve onun yerine estetik kaygılarım artmaya başladı.
Kadınlar olmasa hiç para kazanamazdık
Günlük hayattan kareler yerine, duygu yüklü ve estetik öğeleri çekmek istiyordum.Bunun için de ihtiyacım olan şey özel günlerdeki duygulu anlar, kadın beden dili ve ruhuydu.Genelde insan portreleri ve düğün fotoğrafları çeken biri olarak, elimde oldukça malzeme vardı.Bu konuda çok şanslıydım.Eğer dünya da sadece erkekler olsaydı, herhalde biz fotoğrafçılar hiç para kazanamazdık.Gerçi erkekler kazandığı parayı tekrar bir kadın bulmak için veya varsa kadınları elde tutmak için harcar.Genelde dünyadaki tüm kaynaklar, malzeme ve teknoloji kadınlar için kullanılır.Kadınları seviyorum, onların varlığı sayesinde bir şeyler üretip, hayatımı kazanıyorum.Konuyu daha da açmak için bir gelin damat görüşmesi örneği vereyim.Her ne kadar genelleme yapmayı sevmesemde, genelde gelinler fotoğraf çekimi isterler, damatlarda gelinler mutlu olsun, hadi fotoğraf çektirelim bari şeklinde yanaşırlar.
  ‘’Şimdi bu fotoğraf çekimi bana kaç paraya patlayacak’’
Genelde gelinin gözünde ‘’Aman allahım, ne güzel fotoğraflar çektireceğim’’ şeklinde bir parıltı varken, Damatların gözünde ‘’Şimdi bu fotoğraf çekimi bana kaç paraya patlayacak’’ şeklinde endişesini belli etmemeye çalışan bir ifade vardır.Hamama giren terler derler.Madem evleneceksiniz ve düğün yapacaksınız, tabi ki bir çok masraf kaçınılmaz.
Gittikçe popülerleşen özel gün veya hikaye fotoğrafçılığı için yüksek meblağlar talep ediliyor.Her geçen gün yeni düğün fotoğrafçıları sektöre adım atıyor.Kendime güvenim tam olduğu için sektördeki nerdeyse tüm meslektaşlarımla tanıştım, hatta yazdığım fotoğraf dergilerinde bir çoğuyla röportaj yaparak, onların tanıtımına katkıda bulundum.Onları rakip olarak değil meslektaşım olarak gördüm.Bence insanın en büyük rakibi kendisi olmalı ve insan kendisiyle yarışmalıdır.Mesala bir çok gelin dergisinde çekmiş olduğum düğünlerin fotoğrafları vardır.Geçenlerde kendimi aşmak istedim ve gelin dergisinde çıkmak yerine kendi gelin dergimi çıkardım.Hem de sadece 3 kişiyle.Öyle bir gelin dergisi çıkardım ki, gerek Türkiye deki, gerek Amerika, Hollanda, Pakistan da çekmiş olduğum düğün fotoğraflarına ve oralarda başımdan geçen hikayeleri anlattım.3 kupona damat veriyoruz gibi kampanyalar yaratarak, okuyucuların eğlenerek dergiyi okumasını istedim.Damatları veya dergiyi merak edenlere, derginin adı Colorfool Bride ve linki…
                         Hikaye veya Özel Gün Fotoğrafçılığı kavramları göz boyamadır
Yukarda hikaye veya özel gün fotoğrafçılığından bahsetmiştim.Bu kavramlar bana biraz damat ve gelinden daha çok ücret almak için, göz boyama taktiği, pazarlama stratejisi gibi geliyor.Hani nasıl eskiden kapıcıya şimdi apartman görevlisi deniyorsa, aynı onun gibi bir şey.Postacıya da iletişim uzmanı falan gibi garip ünvanlar verilebiliyor.Açıkçası ben hala kapıcıya kapıcı diyorum.Düğün fotoğrafçılığında da 2 şey vardır.Birincisi, iyi bir düğün fotoğrafçısının çektiği iyi düğün fotoğrafları ve ikincisi vasat bir düğün fotoğrafçısının çektiği vasat düğün fotoğrafları.Düğün fotoğrafçılığı lügatta daha basite indirgenmeli ve bence hikaye fotoğrafçılığı diye anlandırılarak, gelin ve damatlara hikayeler anlatılmamalıdır. Hikaye veya Özel Gün Fotoğrafçılığı kavramları göz boyamadır, göz boyamak yerine sadece iyi fotoğraf çekilmeye konsantre olunmalıdır.
                          Fotoğraf sanat mıdır? Ara Güler e göre hayır, bana göre evet
Aynı şekilde Ara Güler de kendisine fotoğraf sanatçısı denilmesi yerine fotoğraf muhabiri olarak adlandırılmak ister.Fotoğrafın bir sanat olmadığını vurgular.Bu konuda ise benim kafam karışık çünkü bence fotoğraf sanat olarak kabul edilebilir.Sergilerde, müzelerde ve sanat galerilerinde enstalasyon çalışmalarına, tablolara, heykellere bakarım ve bazen bunların bir kısmı bana bir şey ifade etmez.Bana fazla bir şey ifade etmeyen bu şeyler sanat olarak adlandırılıyorsa, o zaman içinde bir çok estetik öğe barındıran, yaratıcılık, yetenek ve emek isteyen fotoğraf, sanat olarak kabul edilebilir.Sanat olsun ya da olmasın, fotoğraf geçmişteki köprüleri geleceğe taşıyan çok büyük bir araçtır.
Yazıma burda son verirken, siz kadınplus okuyucularına değişik iki soru sormak istiyorum.İşte sorular:
1-İyi bir fotoğraf karesiyle bir kadın arasındaki 3 benzerlik?  2-Fotoğraf makineleriyle kadınlar arasındaki fark? İşte cevaplar..
İyi bir fotoğraf karesi yaklamakla bir kadın arasındaki 3 benzerlik:
1-İkisini de bulmak zordur ve emek ister.
2-İkisi de hiç beklemediğiniz anda karşınıza çıkar.
3-İkisinde de en iyi sonuçları almak için en iyi ayarları bulmak gerekir.
Fotoğraf makineleriyle kadınlar arasındaki fark
1-Her zaman fotoğraf çekebilirsiniz ama bir kadını her zaman çekemezsiniz.
2-Biri photoshopla, diğeri makyajla güzelleşir.
3-Birinin sürekli yeni modeli çıkar, diğerinin çıkmaz, makinelerin bakımı kolay ve ekonomiktir ama kadınlarınki pahalıdır.
 Bir sonraki yazımda görüşmek üzere, sevgiler, saygılar…
                                                                                      Efe Babacan
FotoÄŸraflar: Efe Babacan
Efes Photography
Tel     : 0.536.519 78 78
E-mail : efebabacan@yahoo.com
Web   : www.efesphotography.com
             www.efebabacan.com