Efe Babacan Archive

2010 Düğün Fotoğrafları Trendleri / Efe Babacan

dugun-fotografi

Efes Photography ekibi olarak düğünden düğüne koşmaya devam ediyoruz. Geçen sene Hollanda ve Pakistan da düğünler çekmiştik.Bu sene de biz gitmedik, Yunanlılar, Amerikalılar, Honduraslılar, İtalyanlar ve Hollandalılar geldi, yabancı damat ve gelinleri de çektik.Türk veya yabancı olsun, gelin ve damatlar her yerde aynı, düğünler her yerde ayrı bir heyacanlı.Yurtdışından Türkiye ye evlenmeye gelenler genelde İstanbul veya Bodrum u seçiyorlar.Yunanlı çiftlerin en gözde mekanı ise Fener Rum Patrikhanesi.Neyse bırakalım ecnebileri de, Türkiye ye bakalım.

Türkiye de bu sene neler moda?

1-Videoclip Düğün Videoları
    
Uzun, sıkıcı, klasik düğün videoları yerine, düğünün en güzel anlarından oluşan videoclipler yapıyoruz. 

     
 2-Bodrum Düğünleri
 
Özellikle bu yaz Bodrum da o kadar çok düğün oldu ki, Torba dan Türkbüküne, Gümbetten Bitez e sıcak       havalarda koştuk  durduk.Bodrum da genelde iki tür düğün oluyor.Birincisi yabancı ülkelerde yaşayan kişilerin Bodrum Kalesinde nikahının kıyıldığı düğünler, ikincisi  Türklerin otellerde yaptığı düğünler.Bu düğünler genelde daha çılgın oluyor, nitekim gecenin sonunda mutlaka damat yakalanıp, havuza atılıyor.Hatta damadın yanı sıra gelin de havuza atlayınca biz de dahil olmak üzere herkesin ağzı açık kaldı. 

dugun-fotografi2
     

 3-Eski model arabalar
 
Son zamanlarda bir çok gelin damat 50 li ve 60 lı yıllardan kalma eski, büyük, renkli Amerikan arabalarını kiralıyorlar.Bu arabalar da çekimlere renk katıyor.Bir de yollarda arabaların üstüne atlayıp zarf almak için uÄŸraÅŸan insanlar olmasa düğünler çok daha keyifli olacak. Tabi onları atlatmanın da yolunu bulduk.Bizleri taciz edenlere, show tv de yakında yayınlanacak bir dizinin setine gittiÄŸimizi gelin ve damadın gerçek olmadığını, onların oyuncu olduÄŸunu söylüyoruz.Hatta şöförümüz gaza gelip, zarf avcısına ” İstersen seni de figüran olarak sete  götürelim ” diye sormaya baÅŸladı.Bence figüran olarak deÄŸil de aksiyon filmlerinde dublör olarak oyanayabilirler çünkü 80 km hızla giden bir aracın kaputunun üstünde dakikalarca durmak beceri ister… 

dugun-fotografi3

dugun-fotografi4
                                                                      Fotoğraflar: Efe Babacan
 
Efes Photography
Tel      : 0.536.519 78 78
E-mail : efebabacan@yahoo.com
Web    :  www.efesphotography.com
                 www.efebabacan.com
Paylaşın...

Fotoğrafçılık Üzerine Efe Babacan

                               _DSC8325Sıkıcı bir sorudur fotoğrafçılığa nasıl başladınız sorusu?

Fotoğrafçılara sorulan çok klasik bir soru vardır.Fotoğrafa nasıl başladınız? Genelde hep aynı cevap verilir.9 yaşımdayken amcamın bana hediye ettiği fotoğraf makinesiyle ilk fotoğraflarımı çekmeye başladım gibi cevaplar.Genelde sıkıcı hikayelerdir.Benim hikayem de belki çok ilginç değil ama bende zaten işin ilginç taraflarını anlatacağım.2001 senesinde Ankara da arkadaşlarımla Tunalı Hilmi de bir kafede otururken, sohbetten canım sıkıldı ve gazetede iş ilanlarını okumaya başladım.

                                     efebabacan220 li yaşlarda fotoğraf yoktu sadece macera vardı

Üç sene Paris te yaşadıktan sonra Türkiye ye dönmüştüm ve birkaç aydır işsizdim.İşsizliğin üzerinde çok durmadım, beni asıl endişelendiren, bir an önce yeni ülkelere ve yeni maceralara yelken açmam gerektiğiydi.Ankara da, Tunalı hilmi de kafelerde oturarak, yeni maceralara yelken açamayacağım aşikardı.20 li yaşlarda hayat benim için sadece maceraydı.30 larda maceranın yerini aile birliği, düzen, kariyer gibi kavramlar almıştı.Neyse gazete ilanına geri dönmek istiyorum.Yolcu gemilerinde çalışmak için personel aranıyordu.Kafamda bir şimşek çaktı ve bu gazete ilanını veren acentaya koştum.Oraya vardığımda, acenta ana baba günüydü.İnsanlar elinde başvuru formları ordan, oraya koşturuyorlardı.

Macera tutkusu fotoğrafı getirdi

efebabacan3Orada onlarca insanla tanıştım, 3 veya 4 sınavdan geçtim, hatta bir tanesinde kopya çektim.En sonunda acentanın sahibi cv mi, sınav sonuçlarımı ve başvurumu dosyamı inceledikten sonra, ‘’Sana önerebileceğim 2 pozisyon var dedi.Birincisi garsonluk, çok para kazanacaksın ama günde 14 hatta bazen 16 saat çalışacaksın.Önerebileceğim ikinci pozisyon ise fotoğrafçılık yapacaksın, pek para kazanmayacaksın ama gemide rahat edeceksin, garsonlara göre o kadar ağır çalışmayacaksın’’ diye anlatmaya başladı.Hiç düşünmeden ‘’Fotoğrafçı olmak istiyorum’’ dedim ve aynı gün 3 arkadaş Ankara da fotoğraf eğitimi veren Afsad a yazıldık.3 aylık bir fotoğraf eğitiminin ardından Miami den insan kaynakları müdürleri yolcu gemilerine fotoğrafçı seçmek için Ankara ya geldi.Sabah 9 dan akşam 6 ya kadar süren 2 günlük mülakatlardan sonra 10 kişi gemilere gitmeye hak kazandık.Oysa 58 kişi başvurmuştu.Böylelikle fotoğrafçılık kariyerime adım atmakla kalmamış, benim için tekrar macera dolu günler başlamıştı.

Hayatım boyunca değişik ülkelerde değişik objelerin, mekanların, insanların fotoğrafını çekmiştim.Erkek olmanın avantajını her zaman kullanarak, tehlikeli arka sokaklara girmiş ve gözükara bir şekilde bana ilginç gelen herşeyin fotoğrafını çekmişimdir.Jamaika ve Barbados ta az kalsın postu deldiriyordum, uyuşturucu satıcılarının fotoğraflarını çekerken, tehlikeli kovalamacalar içine girmiştim.Şansım da yaver gitmiş ve yakalanmamıştım, asıl işin en güzel tarafı en sevdiğim fotoğraflardan birini yakalamıştım.Barbados ta bana taş fırlatan bir yerlinin, tam taşı fırlatırkenki halini çekmiştim.Seneler ilerledikçe macera tutkusu azaldı ve onun yerine estetik kaygılarım artmaya başladı.

Kadınlar olmasa hiç para kazanamazdık

5Günlük hayattan kareler yerine, duygu yüklü ve estetik öğeleri çekmek istiyordum.Bunun için de ihtiyacım olan şey özel günlerdeki duygulu anlar, kadın beden dili ve ruhuydu.Genelde insan portreleri ve düğün fotoğrafları çeken biri olarak, elimde oldukça malzeme vardı.Bu konuda çok şanslıydım.Eğer dünya da sadece erkekler olsaydı, herhalde biz fotoğrafçılar hiç para kazanamazdık.Gerçi erkekler kazandığı parayı tekrar bir kadın bulmak için veya varsa kadınları elde tutmak için harcar.Genelde dünyadaki tüm kaynaklar, malzeme ve teknoloji kadınlar için kullanılır.Kadınları seviyorum, onların varlığı sayesinde bir şeyler üretip, hayatımı kazanıyorum.Konuyu daha da açmak için bir gelin damat görüşmesi örneği vereyim.Her ne kadar genelleme yapmayı sevmesemde, genelde gelinler fotoğraf çekimi isterler, damatlarda gelinler mutlu olsun, hadi fotoğraf çektirelim bari şeklinde yanaşırlar.

  ‘’Şimdi bu fotoğraf çekimi bana kaç paraya patlayacak’’

Genelde gelinin gözünde ‘’Aman allahım, ne güzel fotoğraflar çektireceğim’’ şeklinde bir parıltı varken, Damatların gözünde ‘’Şimdi bu fotoğraf çekimi bana kaç paraya patlayacak’’ şeklinde endişesini belli etmemeye çalışan bir ifade vardır.Hamama giren terler derler.Madem evleneceksiniz ve düğün yapacaksınız, tabi ki bir çok masraf kaçınılmaz.

Gittikçe popülerleşen özel gün veya hikaye fotoğrafçılığı için yüksek meblağlar talep ediliyor.Her geçen gün yeni düğün fotoğrafçıları sektöre adım atıyor.Kendime güvenim tam olduğu için sektördeki nerdeyse tüm meslektaşlarımla tanıştım, hatta yazdığım fotoğraf dergilerinde bir çoğuyla röportaj yaparak, onların tanıtımına katkıda bulundum.Onları rakip olarak  değil meslektaşım olarak gördüm.Bence insanın en büyük rakibi kendisi olmalı ve insan kendisiyle yarışmalıdır.Mesala bir çok gelin dergisinde çekmiş olduğum düğünlerin fotoğrafları vardır.Geçenlerde kendimi aşmak istedim ve gelin dergisinde çıkmak yerine kendi gelin dergimi çıkardım.Hem de sadece 3 kişiyle.Öyle bir gelin dergisi çıkardım ki, gerek Türkiye deki, gerek Amerika, Hollanda, Pakistan da çekmiş olduğum düğün fotoğraflarına ve oralarda başımdan geçen hikayeleri anlattım.3 kupona damat veriyoruz gibi kampanyalar yaratarak, okuyucuların eğlenerek dergiyi okumasını istedim.Damatları veya dergiyi merak edenlere, derginin adı Colorfool Bride ve linki…

                          Hikaye  veya Özel Gün Fotoğrafçılığı kavramları göz boyamadır

efebabacan5Yukarda hikaye veya özel gün fotoğrafçılığından bahsetmiştim.Bu kavramlar bana biraz damat ve gelinden daha çok ücret almak için, göz boyama taktiği, pazarlama stratejisi gibi geliyor.Hani nasıl eskiden kapıcıya şimdi apartman görevlisi deniyorsa, aynı onun gibi bir şey.Postacıya da iletişim uzmanı falan gibi garip ünvanlar verilebiliyor.Açıkçası ben hala kapıcıya kapıcı diyorum.Düğün fotoğrafçılığında da 2 şey vardır.Birincisi, iyi bir düğün fotoğrafçısının çektiği iyi düğün fotoğrafları ve ikincisi vasat bir düğün fotoğrafçısının çektiği vasat düğün fotoğrafları.Düğün fotoğrafçılığı lügatta daha basite indirgenmeli ve bence hikaye fotoğrafçılığı diye anlandırılarak, gelin ve damatlara hikayeler anlatılmamalıdır. Hikaye  veya Özel Gün Fotoğrafçılığı kavramları göz boyamadır, göz boyamak yerine sadece iyi fotoğraf çekilmeye konsantre olunmalıdır.

                           Fotoğraf sanat mıdır? Ara Güler e göre hayır, bana göre evet

efebabacan6Aynı şekilde Ara Güler de kendisine fotoğraf sanatçısı denilmesi yerine fotoğraf muhabiri olarak adlandırılmak ister.Fotoğrafın bir sanat olmadığını vurgular.Bu konuda ise benim kafam karışık çünkü bence fotoğraf sanat olarak kabul edilebilir.Sergilerde, müzelerde ve sanat galerilerinde enstalasyon çalışmalarına, tablolara, heykellere bakarım ve bazen bunların bir kısmı bana bir şey ifade etmez.Bana fazla bir şey ifade etmeyen bu şeyler sanat olarak adlandırılıyorsa, o zaman içinde bir çok estetik öğe barındıran, yaratıcılık, yetenek  ve emek isteyen fotoğraf, sanat olarak kabul edilebilir.Sanat olsun ya da olmasın, fotoğraf geçmişteki köprüleri geleceğe taşıyan çok büyük bir araçtır.

Yazıma burda son verirken, siz kadınplus okuyucularına değişik iki soru sormak istiyorum.İşte sorular:

1-İyi bir fotoğraf karesiyle bir kadın arasındaki 3 benzerlik?   2-Fotoğraf makineleriyle kadınlar arasındaki fark? İşte cevaplar..

İyi bir fotoğraf karesi yaklamakla  bir kadın arasındaki 3 benzerlik:

1-İkisini de bulmak zordur ve emek ister.

2-İkisi de hiç beklemediğiniz anda karşınıza çıkar.

3-İkisinde de en iyi sonuçları almak için en iyi ayarları bulmak gerekir.

efebabacan7Fotoğraf makineleriyle kadınlar arasındaki fark

1-Her zaman fotoğraf çekebilirsiniz ama bir kadını her zaman çekemezsiniz.

2-Biri photoshopla, diğeri makyajla güzelleşir.

3-Birinin sürekli yeni modeli çıkar, diğerinin çıkmaz, makinelerin bakımı kolay ve ekonomiktir ama kadınlarınki pahalıdır.

  Bir sonraki yazımda görüşmek üzere, sevgiler, saygılar…

                                                                                       Efe Babacan

FotoÄŸraflar: Efe Babacan

Efes Photography
Tel      : 0.536.519 78 78
E-mail : efebabacan@yahoo.com
Web    : www.efesphotography.com
               www.efebabacan.com

Paylaşın...

Erkek Cephesinden Kadın Cephesine!

 efebabacanMaç izleyen, kavgacı sıradan bir erkeğim

 Kadın Plus ta yazıyorum ve ben bir erkeğim, hem de nasıl bir erkeğim, hemen kendimi anlatayım. Haftanın 3 günü halı sahada futbol oynayan, kolayca sinirlenip, sağa sola bağıran, kavgacı, birayı şişeden içen, yolda güzel bir kız görünce dönüp bakan, eğer kız çok güzelse gideceği yönünü kaybeden, karşındakini dinlemekte zorlanan bildiniz klasik erkeklerdenim. Modern gazetelerin çoğunda muhafazakâr yazarlar var ya, hani biraz da farklı kesimlerden okuyuculara da ulaşalım stratejisi değil aslında bu. Bu web sitesinde yazmanın nedenlerini size söyle sıralayabilirim.

1-Düğün fotoğrafları çekiyorum ve yaptığım iş tamamen kadının güzelliğini ön plana çıkarmak vurgulamak ve en çarpıcı anları estetik bir tarzla yakalamak

 2-Annesiyle yaşayan, kız kardeşi olan biri olarak kadınları iyi tanıdığımı düşünüyorum.

3- Yolcu gemilerinde 3 sene çalışmış biri olarak, dünyanın 88 çeşit milletinden insan aynı zamanda kadın tanıdım.

Bütün kadınlar zekidir!

kadinBence dünyadaki tüm kadınların ortak özelliği zeki olmaları.Zeki olmak derken, kadın okuyuculara iltifat ederek kredimi yükseltmek gibi bir düşüncem de yok. Zeki olmak ve zekayı kullanmak arasında büyük fark vardır.Çok zengin olmanın da fazla bir anlamı yoktur çünkü kazanılan para nasıl harcanıyor, insan bu parayla hayattan yeterince  keyif alabiliyor mu, bunu düşünmek lazım.Kadın ve erkek arasındaki fark şudur.Kadın ihtiyacı olmayan 2 şeyi 10 liraya alır, erkek ihtiyacı olan aynı şeyi 20 liraya alır.Bu örneği bir yerde duymuştum ve hoşuma gitti.Kadın ve erkek arasındaki farklar konusuna girmiyorum çünkü o konuya girince bir daha çıkamam kolay kolay.Neyse sonuçta bir erkek yazar olarak, ne sitemizdeki bayan okuyuculara yemek tarifi verebilirim (aslında çok güzel yemek yaparım ama tamamen doğaçlama, dolapta ne bulursam atar karıştırırım, pişirir ve yerim), ne de gelinler şöyle makyaj yapsın veya bu sene şu gelinlikler moda şeklinde yorum yapabilirim.O zaman bu köşede ne işim var? (pardon kendimi öyle kaptırdım ki, bir an için Serdar Turgut veya Hıncal Uluç falan zannettim).Köşeyi unuttum ve web sitesine geri döndüm. Evet soru çok basit. Bana çok yüksek miktarda paralar ödeyen bu güzel, popüler web sitesine ben ne verebilirim, ne yazabilirim diye düşündüm. kitapErkeğin dünyasını kadınlara taşıyabilirim diye düşündüm. Ben aslında hep erkek kardeşimin olmasını istemiştim ama seneler sonra ablamın değerini anladım çünkü ne zaman kız arkadaşımla problemim olsa, hemen ona anlatır ve o da durumu analiz eder ve çözüm bulurdu. Böylece erken yaşlarda kadınları daha iyi anlama şansına sahip oldum, ablam sayesinde. Anlamak derken, bu çok karışık ve geniş kapsamlı bir konudur. Öyle durumlar vardır ki, kadınlar bile  bazen kendilerini anlamazlar.Bence ne kadınların oturup, erkekleri anlamak için binlerce kitap okuması, ne de erkeklerin kadınları anlaması için yüzlerce kitap okumasına gerek vardır zaten biz erkekler en fazla tuvaletteyken gazete okuruz,o kadar.O da genelde spor sayfasıdır.

forvetAnlamadan sadece Sevmek, takımda tek başına kalmış forvettir!

Anlamak çok basit bir kelime gibi duyulsa da, bu kelimenin üstünde durmak gerekli çünkü anlamak sevgiye meydan okuyan kelimedir.Hani derler ya, sevgi çok önemli, sevgi her şeyin üstünden gelir, sevgi içimizde, her yerde bilmem ne..Anlamak olmadan sevmek bir futbol takımında tek başına kalmış forvettir, tek başına kalan bir forvetin çok güçlü olması lazım, aksi takdirde maçı zor bitirir.Hayat da futbol maçı gibi aslında, sonuçta ya kazanıyoruz, ya da kaybediyoruz.Neyse anlamak nasıl önem kazandı hayatımda size anlatayım.

Bir gün gelin ve damatla Emirgan korusunda keyifli, güzel bir fotoğraf çekimi yaptık. İkisi de yorulmuş olmalarına rağmen hadi gelin, birkaç kare de sahile inelim, orada çekelim, böylece arkanızdaki boğaz manzarası fonu düğün fotoğraflarınıza renk katar dedim. Tam birkaç kare çekmeye başlamıştım ki, yoldan geçen tanımadığımız bir adam bize yaklaştı. Babacan bir hali vardı, gülümseyerek, tebrik ederim dedi. Biz de teşekkürler falan derken, hemen konuya girdi, ilişkilerdeki en önemli şey ne biliyor musunuz dedi? Bizde başladık, sevgi, saygı, ortak hobilerin olması, anlayış, sabır, iletişim diye saydık, bu arada herkes bir ağızdan konuşuyor. Bizi bölerek, hayır dedi, en önemli şey, anlamaktır. Tekrar gülümsedi ve bize iyi günler dileyerek gitti. Hayatımda daha önce hiç görmediğim ve bir daha görmeyeceğim bu yabancı bana güzel bir şey öğretti.ask

İnsanlar birbirini anlamadıktan sonra sevgi belli bir nokta da yetersiz kalıyor. Sevgi de zaten artık Che Guevara heykelcikleri, anahtarlıkları gibi ucuzlatıldı, ticarileştirildi, örnek 14 Şubat sevgililer günü. Sevgi artık yoga, nefes kurslarına meze oldu. Herkes sevgiden ve paylaşmaktan bahsediyor.Kelimeler bazen çok hafif kalıyor, bence seni seviyorumlar bakışlarda hissedilmeli ve eylemlerde görülmeli..Seni seviyorum sevgilim, ee ne kadar basit ama ya..Sokaktaki kediyi de seviyorum, ne bileyim ceketimi de seviyorum.Galatasaray ı da seviyorum.Ne olmuş yani? Ama birbirimize söylediğimiz sevgi sözcüklerinin hakkı verilmeli, hakkı verilmezse söylenmemeli. Mesala yazımı sizi seviyorum kadın plus okurları diye bitirsem, biraz sahte, biraz yapmacık olmaz mı? Sonuçta ben ne yaptım ki kadın plus okuyucuları için? Oturdum 2 satır yazdım..Zaten tanımadığım insanları nasıl sevebilirim ki? Belki bu okuyuculardan biri, bugün bana konsoloslukta vize kuyruğunda sorun çıkaran veya bankada işimi halletmeyen kadınlardan biri.O zaman şöyle bitireyim yazımı: Sizin için güzel ve ilginç yazılar yazacağım kadın plus okurları..Çok yakında…

Efe Babacan

FotoÄŸraflar: Efe Babacan

Efes Photography
Tel      : 0.536.519 78 78
E-mail : efebabacan@yahoo.com
Web    :
 
www.efesphotography.com
                 www.efebabacan.com
dugunfotografi
 
Paylaşın...

Düğün Fotoğrafları her kadın için özeldir! -Efe Babacan

efekapak

gulen_efe

İzmir doğumlu fotoğraf sanatçısı Efe Babacan ile söyleşideyiz.

Düğün, kurumsal davet, lansman, mekan, ürün, portre fotoÄŸraflarıyla Türkiye’nin hatta dünyanın her yerinde profesyonel fotoÄŸraf ve video hizmeti veren fakat özellikle  düğün fotoÄŸrafçısı  olarak bilinen Efe Babacan ile

“Dünyada ve Türkiyede Düğün fotoÄŸrafçılığı” hakkında söyeÅŸideyiz.

 

 

Aslında Amerika’da uzun yıllardır var olan düğün fotoÄŸrafçılığı, bizdeki düğün fotoÄŸrafçılığı anlayışında çok farklı. Orada da bir süre düğün ve organizasyon fotoÄŸrafçılığı yaptınız. Amerika’ da düğün fotoÄŸrafçılığı yaptığınız sürede nasıl tecrübeler edindiniz?

efe5Amerika’da bu iÅŸi Peter Jordan, Lilet Hamp gibi büyük ustalardan öğrendim.Tarzımı, çalışkanlığımı ve yaratıcılığımı çok beÄŸendiler. Bugün hala benim fikirlerimi kullandıkları oluyor. Ben onlardan o kadar çok ÅŸey öğrenirken, benim de onlara yeni fikirler vermem farklı kültürlerden gelen tarzları birleÅŸtirerek ortaya güzel bir sentez sundu. Zamanla birbirimize öyle alıştık ki, çekimlerde sadece bakışlarımızla konuÅŸmaya baÅŸlamıştık. Bazen çekim yapılan yerde, bir noktadan diÄŸerine koÅŸarak orada geliÅŸen enstantaneleri yakalamak lazımdır. 400 kiÅŸilik bir davette bazen 2, bazen 3 fotoÄŸrafçı çekim yaptığımız grubu çok iyi izleyerek, en ufak ayrıntıları kaçırmadan takım ruhuna sahip bir ÅŸekilde çalıştık. Bu düğünler veya organizasyonlarda deÄŸiÅŸik kültürlerin ve insanların fotoÄŸrafını çekmem benim için büyük bir tecrübe oldu.

 efe8Türkiye’ de çok iyi düğün ve organizasyon fotoÄŸrafçıları var ama benim farkım Amerika’ dayken Hint, Vietnam, Kamboçya, Filistin, Meksika, Yunan, Amerikan, Kızılderili gibi deÄŸiÅŸik milletlerin düğün fotoÄŸraflarını çekmem, farklı bir tarzımın ve bitmeyen bir enerjimin olması. 16 saat süren Hint düğünlerinde yorulduÄŸumu ertesi gün anladım. Bunlar hep tatlı yorgunluklardı, deÄŸiÅŸik ortamlarda bulunup, yeni ÅŸeyler öğrenmek bu sürecin en güzel tarafıydı zaten.

- Düğün fotoğraflarını çekerken, sizin için önemli olan nedir?

efe2Ön plana çıkarmak istediÄŸim öncellikle gelinin güzelliÄŸi. Her gelin düğün günü dünyanın en güzel kadını olduÄŸunu ispatlamak ister. Bunu ispat edecek kiÅŸi de fotoÄŸrafçıdır. Bu önemli bir misyondur ve hassas dengeler üzerine kurulmuÅŸtur. Türkiye’ de evlilik fotoÄŸraflarında genelde gelin damada bakar, damat geline bakar ve belli bir noktada yaratıcılık biter. Ben gelinin güzelliÄŸini ön plana çıkardıktan sonra, her bir fotoÄŸraf karesinin yaratıcı olmasına ve o düğün, sanki dünyanın en eÄŸlenceli düğünüymüş havasını yaratmaya çalışırım. EÄŸer bir gökdelenin fotoÄŸrafını çekiyorsanız, o gökdeleni en iyi açıdan çekip, camlarına bulut efekti koyarak, derinlik hissi verirsiniz ama düğünlerde ne belli bir açı vardır, ne de belli bir efekt. Her an her ÅŸey olabilecekken, tüm duyguları ve özel anları ön planda tutmanız gerekmektedir.

- Düğünlerde ve davetlerde fotoÄŸraf çekerken, farklı milletlerden insanlarla karşılaşıyorsunuz. Yabancı düğünler ve yerli düğünlerdeki farklılıklar olarak mı düşünerek çekime baÅŸlarsınız yoksa kiÅŸileri anlamaya ve onların tepkilerine göre mi çekim yaparsınız?Untitled-1Genelde herkes fotoÄŸraf çektirmeyi seviyor. FotoÄŸraf çektirmeyi sevmeyen zaten bunu vücut diliyle belli ediyor ve o kiÅŸinin yanına yaklaÅŸmıyorsunuz. Türk olsun yabancı olsun, herkesin beklentisi güzel fotoÄŸraflar çektirmek. Amerika’ da fotoÄŸrafçı olarak daha çok krediye sahipsiniz. Herkes sizi dikkatli bir ÅŸekilde dinliyor ve son derece uyumlu davranıyor. Türkiye’ de ise insanlara poz verdirirken zorlandığım anlar oluyor çünkü evet lütfen böyle yapın, şöyle durun dediÄŸim zaman zorlananlar oluyor. Türkiye’ de fotoÄŸrafçıdan beklenti daha düşük olduÄŸu gibi, bazı kiÅŸiler tarafından uyum da daha düşük olabiliyor. Kendimi zaman zaman rejisör gibi hissediyorum. 2 veya 3 saat hiç durmadan, böyle yapın, şöyle durun diyerek fotoÄŸraf çekiyorum. Daha önce hiç çekilmedikleri tarzda benim tarafımdan fotoÄŸraf çektirilen kiÅŸiler hemen havaya girerek, evet bir de şöyle yapalım diyerek onlar da bana fikir veriyorlar ki, bence uyum burada tamamlanırken, beklentilerde tatmin edilmiÅŸ oluyor. Belki ülkeden ülkeye göre deÄŸil de insandan insana göre karşılaÅŸtırmak daha doÄŸru olabilir.

 - Türkler gelenekselliğin dışına çıkabiliyorlar mı, sizin yönlendirmelerinize uyum sağlayabiliyorlar mı?

1efeZaten çekimlerde geleneksellik de oluyor ama onlara haydi biraz da şöyle yapalım diyorum. Zaten ortada ağır bir senaryo ve zor bir çift varsa, direk konuya girmiyorsunuz, önce biraz geleneksel gidiyorsunuz, zamanla damat ve gelin size alıştıkça ve güvendikçe, değişik tarzlara doğru yelken açılıyor. Bir satranç oyunu gibi bir çok şey taktiksel olabildiği gibi, aynı zamanda iyi bir doğaçlamacı olup, hızlı düşünmeniz ve davranmanız gerekebilir aksi takdirde geleneksel kalıplarda sıkışıp kalırsınız. Gelenekleri korurken, her zaman yeniliklere de açık olmak gerekir.

- Sizi etkileyen, en iyi kareleri ne zamanlar yakaladığınızı düşünüyorsunuz?

En çok zevk aldığım anlar, eÄŸlencenin en yüksek seviyede olduÄŸu anlar. Halay çeken insanları, ÅŸakalaÅŸmaları, gülücükleri, duyguları çok güzel ifade edebilecek kareleri yakalayınca bu iÅŸten gerçekten büyük keyif alıyorsunuz. Bu anları yakaladığınızda, gol atan futbolcu gibi seviniyorsunuz; Amerikalıların dediÄŸi ‘killer shot’ yani öldürücü vuruÅŸu yapmış, öldürücü kareyi çekmiÅŸ oluyorsunuz. Aslında öldürücü deÄŸil, sanki yeniden doÄŸmuÅŸ veya bir ÅŸeyi yaratmış gibisiniz. Bazı fotoÄŸrafçılar çok sevdiÄŸi fotoÄŸrafları çocukları gibi görürler. Bu baÅŸkalarına ilginç gelebilir ama bu duyguyu en iyi fotoÄŸrafçılar anlar.

 

 

efe-babacan-foto

Düğün FotoÄŸrafçısı Efe Babacan’ın resmi sitesi: http://www.efesphotography.com/

FotoÄŸraflar: Efe Babacan

Related Posts with Thumbnails
Paylaşın...
Sayfa 6 of 6« İlk Kayıt...«23456


Switch to our mobile site