sağlık Archive

Sarımsağın Faydaları Nelerdir?

sarmisakSarımsağın Faydaları Nelerdir?

Sarımsağın içeriğinde yüksek oradan germanyum maddesi bulunur. Bu sayede bağışıklık sistemini güçlendirir, vücudun direncini artırır, hastalıklara karşı koruma sağlar. Grip olmamak için ya da olduğunuzda iyileşmek için sarımsağın etkili gücünden yardım alabilirsiniz.

Vücuttaki zararlı maddelerin dışarı atılmasını ve mikropların temizlenmesini sağlayan sarımsak; salgın haline gelen domuz gribinden korunmak için doğal ve etkili bir yöntem olarak uzmanlar tarafından tavsiye ediliyor.

Sarımsak; hücrelerin yapısını bozan serbest radikallere karşı güçlü bir koruyucudur. Bu sayede vücudun erken yaşlanmasını önlemektedir. Saç, cilt sağlığı için de olumlu etkileri bulunmaktadır.

Yüksek tansiyon ve kolesterolü düzenleyici özelliği olan sarımsağı çiğ ya da pişmiş olarak tüketebilirsiniz. En yüksek düzeyde faydalarından yararlanmak için sarımsağın çiğ tüketilmesi öneriliyor.

Tek başına sarımsak yemeyi sevmiyorsanız bir kâse yoğurdun içine ekleyebilirsiniz. Bu sayede hastalıklardan korunurken günlük kalsiyum ihtiyacınızı sağlar, kemik erimesine karşı önlem almış olursunuz.

Günde 1 diş sarımsak tüketerek hastalıklara karşı doğal koruma sağlayabilirsiniz. Daha yüksek miktarda sarımsak yemek tansiyonunuzun düşmesine ve kendinizi halsiz hissetmenize neden olabilir.

Sarımsak Nasıl Saklanır?

Sarımsağa ihtiyaç duyduğunuzda her defasında kabuklarını soyup ellerinizin kokmasını istemiyorsanız pratik bir önerimiz var.

Ellerinize mutfak eldiveni takın. 1 hafta boyunca tüketebileceğiniz kadar sarımsağı soyun. Cam bir kavanozun içine sarımsakları bütün olarak doldurun. Üzerini geçecek kadar zeytinyağı ekleyin. Kavanozun kapağını kapatıp buzdolabına kaldırın. İhtiyaç duyduğunuz her anda kavanozdan sarımsak alarak kullanabilirsiniz. Sarımsaktan artan zeytinyağını salatalarınızda kullanabilirsiniz. Sarımsak aromalı zeytinyağı yemeklerinize de hoş bir tat verecektir.

Sarımsak Kokusu Nasıl Giderilir?

Çiğ sarımsak yedikten sonra oluşan kokuyu gidermek için birkaç tane karanfili ağzınızda tutun. Tadı acılaşana kadar bekletin.

C vitamini deposu maydanoz; sarımsak kokusunun giderilmesi için etkili bir yöntem. Birkaç dal maydanoz yemek sarımsak kokusunu yok ederken midenizi de dinlendirir.

Sarımsağın tadından hoşlanmıyorsanız küçük parçalara bölüp bir bardak suyla ilaç içer gibi yutabilirsiniz.

Kaynak:msn

Paylaşın...

Folik asit neden alınır!

folikasit2Folik asit (folat olarak da bilinir), B vitaminlerinden biri.

Destek olarak doğumsal bozuklukların önlenmesi için doğurganlık çağındaki tüm kadınların günde 400 mikrogram alması öneriliyor.
Araştırmalar, folik asidin yararlarının sadece hamile kadınlarla sınırlı olmadığını gösteriyor. Folik asit desteğinin kalp krizi, inme, bunama ve kanser riskini azaltabileceği de anlaşılıyor.
Folik asidin yararlı bulunmasının önemli bir sebebi de, homosistein seviyesini azaltması. Homosistein, aminoasitlerden biri. Bazı B vitamin-lerinin eksikliği (ki en önemlisi folik asittir), homosisteinin birikmesine neden oluyor.
Kan dolaşımında homosisteinin yüksek seviyeleri; kalp krizi, inme, bacaklarda dolaşım bozukluğu, Alzheimer hastalığına benzer şekilde bunama ve kanserin bazı şekillerinin ortaya çıkmasında etkin olabiliyor.
Folik asit, Vitamin B6 (pridoksin) ve Vitamin B12 ile homosisteini kan dolaşımından uzaklaştırmak için birlikte görev yapıyor.

DESTEK OLARAK FOLİK ASİT ALMANIN FAYDALARI

Folik asit desteği almak, sadece yükselen homosistein seviyelerini azalmaz. Başka yararlar da sağlar:
? PAP smear ile saptanabilen, rahim ağzının kanserleşebilen lezyonu olan servikal displaziyi folik asit önleyebilir, hatta geri çevirebilir.
? Folik asidin, alkolün kalın bağırsaktaki (kolon) poliplerin oluşumunu azalttığı gösterilmiştir. Böylece kolon kanserini de engelleyebilir.
? Folik asit, alkolün kansere neden olan zararlarına karşı koruyucu olabilir. Fazla alkol kullanımı, düşük folik asit tüketimi ile beraber olduğunda kanser riski artar. Yüksek oranda ek destek olarak folik asit alımı, kanser riskini azaltmaktadır.
? Folik asit ve Vitamin B12 beraberce, beyinde Alzheimer hastalığı oluşmasını önleyebilir.
? Folik asit, Vitamin B6 ile birlikte ayak ve el damar hastalıklarını (kollarda ve bacaklarda kanlanma bozukluğuna neden olur), kalp krizi ve inme riskini de azaltabilir.
? Diyaliz hastaları, tek böbrekli kişiler gibi böbrek yetmezliği problemleri olanlar; şeker hastalığından, kalp ve damar problemlerinden korunmak için daha yüksek miktarlarda folik asit tüketmelidir.
folikasitFolik asit, diğer B vitaminleriyle beraber görev yaptığı için günlük 50-100 mg Vitamin B6 (pridoksin) ve günlük en az 100 mikrogram Vitamin B12 alınması daha yararlıdır. Homosistein seviyeniz yüksekse, düzenli olarak B6, B12 ve folik asit kombinasyonu kullanarak düşürebilirsiniz.
ıdeal homosistein seviyesi yüzde 9 mg’dan daha azdır. 12-14 mg arası riskli seviyelerdir. Kan homosistein seviyesinin %16 mg’dan fazla olduğu durumlarda son derece yüksek damar hastalığı riski söz konusudur.

Kanda lenfosit azalması ne anlama geliyor?

Lenfositler, bağışıklık sisteminin sağlıklı çalışmasında çok önemli görevler üstlenen kan hücreleridir. Kanda yeteri kadar lenfosit yoksa, bağışıklık sistemi güç kaybeder, enfeksiyonlara yakalanmak kolaylaşır.
Özellikle sağlıklı kişilerde pek görülmeyen fırsatçı bazı enfeksiyonların lenfosit azlığında sıklaştığı bilinmektedir. Bu kişilerde, tekrarlayan viral mantar ve parazit enfeksiyonları görülmeye başlanır.
Pek çok sebep, lenfosit azlığına yol açabilir ama ilaçlar, kortizon kullanımı, bazı hastalıklar (AIDS), kimyasal toksinler en sık görülen nedenlerdir. Bağışıklık sistemiyle ilgili bazı hastalıklarda da lenfosit azalması görülebilir.
Bir kural: Hızla giden hızla geri gelir!

Yapılan pek çok araştırma, uzun süreli ve düşük hızlı kilo verme programlarının, sonunda verilen kiloları yeniden alma olasılığının az olduğunu göstermiştir. Diğer taraftan bu tür bir program, mali açıdan daha kolay kabul edilebilir, maddi yükümlülüğü zaman içerisine yayılabilir bir program olmaktadır.
Kilo fazlalığı ve kilo yönetimi ile ilgilenen biz uzmanlar, çabucak ve hızla kilo vermek isteyen pek çok hastayla karşılaşırız. Unutmamalıdır ki, sağlıklı ve kalıcı bir kilo kaybı sadece doğru belirlenmiş mantıklı bir hedefle ve kilo yönetimini öğrenmekle mümkündür.
Özetlemek gerekirse, kilo verme ve yönetimi programlarının en önemli hedefi, başlangıçtaki BKı, bel/kalça oranı ve kilodaki azalmayı takiben, başlangıç kilosunun yüzde 10’unu kaybetmek ve mümkünse bunun göbek, bel ve kalçada birikmiş yağ depolarından olmasını sağlamaktır.
Eğer bu aşamanın sonu başarılıysa, daha fazla kilo kaybı için yeni bir program yapılmalıdır. Bir başka deyişle, vücut ağırlığının yüzde 10’unu kaybetmek, yapılabilecek en sağlıklı ve en geçerli birinci aşama kilo yönetimi programıdır.

Bu sorundan utanmayın!

Normalde vajinada bulunan bakterilerin aşırı çoğalması ile bayat balık kokusu gibi kötü bir koku oluşabilir. “Bakteriel vajinosis” dediğimiz bu durum, kötü kokulu vajinal akıntıların baş sebebidir. Vajende unutulan bir tampon veya rektum ile vajina arasında bir açıklık olması (fistül) da koku yapabilir. Klamidya, kötü hijyen, vajina veya rahim ağzı kanserleri de koku sebebi olabilir. Eğer kötü koku kalıcı olmaya başlarsa, doktora başvurmalıdır.

Hürriyet 

Prof. Dr. Osman MÜFTÜOĞLU

Paylaşın...

Sonbahar ve Kış aylarında nasıl beslenmeliyiz!

baklagilGrip,Soğukalgınlığı ve bronşit gibi hastalıklar kış aylarında beraber gelir.Korunmak için beslenmemize dikkat etmemiz gerekir!

Kışın vücut ısımız düşer. Vücut normal ısısını yakalamak için daha fazla enerjiye ihtiyaç duyar. Bu yüzden kış aylarında daha fazla yemek yeme isteğimiz olur. Soğuk havalar, dışarıda yapılan aktiviteleri kısıtlar ve tüm etkilerle birlikte kilo almamız kaçınılmaz olur.

Kışı sağlıklı ve dengeli geçirebilmek için, mutlaka doğru beslenmeye başlamalıyız. Kışın vazgeçilmezleri arasında baklagiller vardır. Nohut, mercimek, kuru fasulye gibi baklagiller mutfağımızda haftada iki gün pişirilir. Protein açısından zengin bir kaynak olan baklagilleri, mutlaka protein yönünden fakir olan sebzelerle birlikte tüketerek dengelemeliyiz.

havuzcKış mevsiminde yakamızı bırakmayan grip, soğuk algınlığı ve bronşit gibi hastalıklardan korunmak için, bağışıklık sistemimizi güçlendirmeliyiz. Bunun için, antioksidanlardan yararlanmalıyız. A,C,E vitaminleri, çinko, magnezyum bakımından zengin olan besinlere yönelmek, doğru bir yaklaşımdır. Bu aylarda bolca bulunan havuç, brokoli, kabak, Brüksel lahanası, yeşil biber, karnabahar, mandalina, maydanoz, roka, tere gibi sebze ve meyveleri tüketerek bu vitaminleri alabiliriz.

Taze sıkılmış meyve suları, gribal enfeksiyonlara karşı etkilidir. Meyve suları sıkılınca tüketilmeli ve bekletilmemelidir. Aynı durum salatalar için de geçerlidir. Hazırladığımız salataları hemen tüketmeliyiz. Bekleyen sebze ve meyveler C vitaminini kaybeder. Ayrıca ısı ve ışık gibi dış etkenlerden kolaylıkla etkilenirler.

kusburnuKış aylarında hepimizin canı sıcak içecekler ister. Bunun için çay ve kahve yerine, bitki çaylarına ve C vitamini bakımından oldukça zengin olan kuşburnu çayına yönelmeliyiz.

Yağlı yiyecekler her zaman uzak durmamız gereken yiyecekler arasındadır. Özellikle katı yağ olarak bilinen tereyağı ve margarin tüketiminden kaçınmalıyız. Yemeklere eklenecek zeytinyağı ve diğer sıvı yağların tüketiminde de dikkatli olmalıyız.

Kış aylarında haftada en az 2 kere balık yemeye özen göstermeli ve güneşli havalarda 20 dakika güneş ışığından yararlanmalıyız.

Kışın da yaz aylarında olduğu gibi egzersiz yapmaya önem vermeli, haftada 4 gün 45 dakikamızı spora ayırmalıyız.

msn

Paylaşın...

Karnabahar mucizesi!

Cauliflower-1Karnabahar, kış aylarının vazgeçilmez sebzelerinden biridir. Yemek yaparken çok çeşitli seçenek sunmasının yanında, özellikle kadınlarda göğüs kanserine karşı koruyan indol-3 karbonal içerir.

Karnabaharı pişirirken, çiçeğinin yanı sıra 4-5 dal yaprağından da koyarsanız, tüm etkin maddeleri elde etmiş olursunuz. Karnabaharda C vitamini, potasyum, mineral, betakaroten ve lif bulunmaktadır. Az suda haşlayarak salata şeklinde tüketirseniz, tüm etkilerinden fazlasıyla yararlanırsınız. Ayrıca haşladığınız suyu dökmek yerine, sebze çorbası yapmak için kullanmanızı tavsiye ederiz.

Yararları:

Kansere yakalanma riskini azaltır.

Kan basıncını dengede tutar.

Afrodizyak özelliğe sahiptir.

Demir minerali açısından zengin oluşu, kansızlığı önler.

Antioksidan özelliğine sahiptir.

Kalp hastalıkları ve kalp krizine karşı koruyucudur.

Başta potasyum olmak üzere, vücuda yararlı pek çok besin maddesi içerir.

Dalak hastalıklarına iyi gelir.

Şeker hastaları için faydalıdır.

Zihinsel yorgunlukla başa çıkmanıza yardımcı olur.

Tansiyon hastaları az ve seyrek tüketmelidir.

Bedenin iyot emilimini azalttığından, özellikle az iyot alanların, iyotlu tuz tüketmeleri tavsiye edilir.

Kronikleşmiş idrar yolları enfeksiyonlarında en etkili sebzedir.

Pişirme suyunu dökmemeniz tavsiye edilir.

msn,

Paylaşın...

Elmanın faydaları!

elmaTarihten günümüze mitolojik öykülerde bile karşımıza çıkan elmanın, günümüz teknolojisi ve bilimle bakıldığı zaman, sayılamayacak kadar çok yararı ortaya çıkmıştır. Pek çok hastalığı önlemede büyük faydası var. Bunlar:

Bağırsak kanseri

Elmanın içinde bulunan posa, bağırsakların çalışmasına yardımcı olur. Posalı yiyecekleri çok tüketen ülkelerde bağırsak kanseri çok düşüktür. Oysa meyve, sebze, salata, baklagiller ve doğal tahıl ürünlerini  beslenme düzenine ve mutfak kültürüne yerleştirememiş ülkelerde bağırsak kanseri ciddi rakamlara ulaşır. Kabızlık, kalın bağırsak kanserinin en önemli sebeplerinden biridir. Elma, içindeki posa sayesinde kabızlığı önler. Sigaranın sebep olduğu kanser türlerinden birisi olan mesane kanserine karşı, elmanın içinde bulunan antioksidanlar, sigara içenlerde mesane kanseri riskini azaltıyor.

Kolesterol

Elma, içerdiği posa ve antioksidan özelliği sayesinde mücevher değerindedir. Tüm posalı yiyecekler gibi, kolesterolü doğal yollardan düşürür. Dışarıdan aldığımız yağlı hayvansal gıdalar, bir koruyucu olmadığı zaman bağırsakta emilim gerçekleştirir. Elma ise bu emilimi engeller ve dışkı yoluyla dışarı atılmasını sağlar. Ayrıca sindirim için gerekli olan, karaciğerden on iki parmak bağırsağına akıtılan safra asitlerinin gereksiz olan kısımlarını da emerek, vücuttan atılmasını sağlar. Kandaki kolesterol miktarı bu yola düşer.

Kalp-Damar

Kandaki ve dışarıdan alınan kolesterolü düşürerek, kalp ve damar hastalıklarının önüne geçer. Elmanın içinde bulunan antioksidanlar, kandaki kolesterolün okside olup, damar çeperine yapışmasını engeller.

Şeker Hastalığı

dontŞeker, beyaz ekmek, beyaz makarna, patates ve mısır, kandaki şekeri hızlı yükselttiği için, şeker hastalığı için çok sakıncalıdır. Elmanın içindeki pektin maddesi şekeri emer ve kan şekerinin hızlı yükselmesine engel olur.

Günde bir adet orta boy elma yemek sağlık için çok faydalıdır. Tatlı yerine elma yemek kilo problemleri olanları, tatlıdan uzaklaştırır. Tokluk hissi yaratır. Ancak en önemli akılda tutulması gereken konu şudur, tüm değeri kabuğundadır. Asla Kabuğunu Soymayın!

msn

Related Posts with Thumbnails
Paylaşın...
Sayfa 1 of 3123»


Switch to our mobile site