Gece Yemesi Sendromu

Gece yemesi sendromu yeme bozukluklarının en gencidir. İlk kez 1955 yılında sabahları tokuluk hissi, akşam hiperfajisi yani günlük kalori tüketiminin yarısından fazlasının tüketimi ve uykusuzuluk üçlemesinden oluşan bir sendrom olarak tarif edilmiştir. Geçmişten günümüze doğru yapılan araştırmalarla tanım ve tedavide gelişmeler kaydedilmiştir. Gece yeme sendromunun görülme sıklığı kilo ile birlikte artış  göstermektedir. Bir obzite kliniğinde %8.9 görülürken, obezite cerrahisi yapan bir başka klinikte %27’lere kadar çıkmıştır. Gece yemesi bozukluğunun tipik karakteristik özellikleri vardır. Bunlar:

  • Genelliklle sabah kahvaltısında iştah yoktur ve açlık hissedilmez. Uyandıktan saatler sonra ilk öğün yenilir.
    • Akşam yemeğinden sonra günlük kalori ihtiyacının %50’sinden fazlası tüketilir. Gece uyanılır ve bilinçsiz biçimde mutfağa gidilerek atıştırma yapılır.
    • Bu durum iki aydan fazla haftada en az üç gece sürer ve sık sık uyanmalar sırasında yüksek kalorili atıştırmalar yapılır.
    • Gece yemelerine gerginlik, kaygı ve suçluluk hisleri eşlik eder.
    • Gece yemesi sendromu strese bir yanıt olarak düşünülmektedir ve genellikle depresyonla birlikte görülür. Özellikle akşam saatlerinde bireyler gergin, ajite ve sinirli hissederler.
    • Uykuya dalmakta veya sürdürmekte zorluk çekerler.
    • Tercih edilen atıştırmalar karbonhidrat ve şeker ağırlıklıdır.
    • Bu tip bir yeme davranışı kişiye suçluluk ve utanç duygusu yaşatır.

Gece yemesi sendromu henüz resmi olarak bir yeme bozukluğu olarak tanımlanmamıştır. Altında yatan nedenler araştırılmaya çalışılmaktadır ve tedavi planları hali hazırda geliştirilmektedir. Gece yemesi sendromunun biyolojik, genetik ve duygusal faktörlerin bir kombinasyonu olduğu düşünülmektedir.

Bir teoriye göre bu problemi yaşayan kimseler tanımlanmış ya da gizli bir stresin etkisindedir. Gece yemesi sendromunun stres ile ilişkili olduğunu doğrular bir şekilde başka çalışmalarda gece yemesi olanların,  kortizol düzeyinin yüksek  olduğunu göstermişleridir. Bu teoriye göre gece oluşan yeme atakları bu hormonun üretimii yavaşlatmak için bedenin yaptığı bir savunmadır. Bu açıklama kabul veya red edilemden önce stresin gece yemesi sendromunu tetiklediği ve stres azaltma programının bu kişilere yardım ettiği göz önünde tutulmalıdır.

Araştırmlar ayrıca gece yemesi olanların yiyecek seçimlerinede odaklanmıştır. Ağırlıklı tercih beyindeki iyi hissetmeyi sağlayan kimyasalların arttıran karbonhidrat yönündedir. Bu seçim bedenin bilinçsiz bir kendi kendini tedavi etme yöntemi olarak düşünülmektedir.

Gece yemesi sendromu probleminiz varsa, ilk olarak bir sağlık uzmanına başvurarak detaylı bir inceleme yaptırmalısınız. Ayrıca yeme bozuklukları ile çalışan bir danışman ve günlük kalori tüketiminizi düzenlemek için diyetisyen yardımı almalısınız.

Ayrıca bir uyku laboratuarında yapılan değerlendirme de yararlı olabilir. Henüz gece yemesi senromunun bir yeme bozukluğu mu yoksa uyku bozukluğu mu ya da her ikisi birden mi olduğu açık değildir. Daha fazla yapılan araştırma ve bilgiler daha etkili tedavi planlarının geliştirilmesini sağlayacaktır.

Psikolog / Aslıhan Topyay

http://www.aslihantopyay.com/

Related Posts with Thumbnails

Leave a Reply